Eylül 28, 2010

Sofra Dergisi Artık İnternette

Posted in duyuru, sofra dergisi 8:26 am tarafından semavers

www.sofra.com.tr
Yıllardır beğeniyle takip ettiğim Sofra dergisinin internet sitesi artık yayında:)
“Türkiye’nin yemek portalı” sloganıyla yayın hayatına başlayan sofra.com.tr, gastronomi alanında kapsamlı bir rehber olma hedefini taşıyor.
http://www.sofra.com.tr/ linkine tıklayarak sayfaya ulaşabilirsiniz.
Ayrıca Sofra dergisinden denediğim tariflere de buradan ulaşabilirsiniz.

Ağustos 24, 2010

İftar menüsü 2 (2010)

Posted in et yemekleri, menüler, pilavlar, salatalar, sütlü tatlılar, sofra dergisi 10:23 am tarafından semavers

Cumartesi akşamı misafirlerimiz vardı, sabahtan mutfağa girip hazırladığımız menümüz;

* İftariyelik
* Süzme mercimek çorbası
* Pastırmalı kaşarlı börek
* Etli kuru dolma
* Haydari (sütaş süzme yoğurt ve kuru nane ile)

* Beğendili kuzu külbastı
Beğendili kuzu külbastı Beğendi için Sofra 2008 Ramazan sayısından yararlandım, eti pişirmek için de sofra dergisinde(haziran 2006) dikkatimi çeken bir yöntemi kullandım.
Bu yönteme göre önce 1 kg kuzu butu parmak şeklinde doğranır. 1,5 lt su ile 1 çorba kaşığı nişasta karıştırılır. Etler bu karışımın içine alınır, bekletmeden çıkarılır. Sıvıyağ ilave edilmiş tavada hafif pembeleşene dek sotelenir. İstenirse başka bir tavada sotelenen sebzeler, ilave edilebilir. Ayrıca tarifte bir de soyalı bir sos hazırlanıyordu. Ayrıca tarife düşülen notta, nişastalı suya bulanarak sotelenen etler daha yumuşak ve lezzetli olur, ancak soteleme işlemini gerçekleştirirken etlerin çok kızarmamasına dikkat edin.
Ben sadece su-nişasta yöntemini kullandım. Etler yumuşacık oldu, ben eti sade pişirdim.
Elimde 1,295 gr kuzu külbastı vardı, çok küçük olmayacak şekilde doğradım. 1,5 lt su ile 1 kaşık nişastayı karıştırdım, etleri içine aldım, bekletmeden çıkardım. Yayvan teflon tencerede 2-3 kaşık zeytinyağını kızdırdım, yüksek ateşte etleri ekleyip renkleri değişene kadar tencereyi sallayarak soteledim. Bu arada su salmaya başladı. Kapağını kapatıp, altını kıstım, daha küçük ocağa alıp pişmeye bıraktım. Suyunu çekene kadar pişirdim, etler yumuşamıştı, içine 1 kaşık tereyağı, tuz, karabiber ekleyip ekleyip altını kapattım, tahta kaşıkla örselemeden karıştırdım. Servisten önce altını yakıp çok kızartmadan soteledim.
Beğendi için; Ben 1kg et için 10 patlıcan kullanarak hazırlamıştım ama epey arttı. Dergide 500 gr kuşbaşı et için, 5 patlıcan kullanmıştı.
5-6 adet patlıcan ocakta veya fırında közlenir (ocakta közmatikle orta ateşte közledim).
Kabuklarını soyup ince doğrayın(bekleteceğim için üzerine limon suyu sıktım).
2 çorba kaşığı tereyağı bir tencereye alınır, üzerine 2 çorba kaşığı un eklenir, 1-2 dk kavrulur (tarifte unun rengi dönene kadar diyordu, ama ben az kavurdum) .
Üzerine 1 su bardağı süt eklenir, iyice karıştırılır, patlıcanlar eklenir (bu aşamada ocağı kapatıp çırpma teliyle iyice karıştırdım). Tekrar ocağı yakıp karıştırdım, 1/2 bardak kaşar rendesi, tuz, karabiber, muskat rendesi ekleyip iyice karıştırdım. Koyulaşana dek pişirilir.
Servis sırasında tabağa önce beğendi, daha sonra üzerine etler yerleştirilir, isteğe göre kekik serpilebilir.

* Domatesli salata

Minik minik doğranmış domates, ince kıyılmış maydanoz, kuru soğan, zeytinyağı, sumak, nar ekşisi ve tuz ile hazırlandı.

* İç pilav

İç Pilav (Sofra 2008 Ramazan sayısı)

Malzemeler:
2 su bardağı pirinç (jasmin pirinç kullandım)
4 çorba kaşığı dolmalık fıstık
3 çorba kaşığı tereyağı
2 adet küçük boy kuru soğan
Birer tutam tarçın, yenibahar, karabiber (gözüme az göründü, 2 tutam ekledim, çok fazla ekleyince pilavın rengini karartabiliyor)
5-6 dal dereotu
tuz
yeteri kadar sıcak su (ben 1/2 bardak et suyu, 3,5 bardağa yakın normal su kullandım)
Hazırlanışı: Pirinci tuzlu sıcak suda yarım saat ıslattım, süzgece alıp akan su altında nişastası gidene kadar yıkadım. Dolmalık fıstığı yapışmaz yüzeyli bir tavada karıştırarak kavurdum. Kuşüzümünü ayıklayıp, yıkadım.
Tereyağını bir tencereye alıp, yemeklik doğranmış soğanı rengi dönene kadar kavurun. Pirinci ekleyip beyazlaşana kadar kavurun. Üzerini geçecek kadar sıcak su, kuşüzümü, tarçın, yenibahar, karabiber, dolmalık fıstık ve tuz ekleyin. Bir kaç dk. hızlı ateşte daha sonra kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin. Ocağı kapatıp kıyılmış dereotu ilave edin. Tencerenin ağzını kağıt havluyla kapatıp demlenmeye bırakın.
Not: Ben pilavı çelik tencerede pişiriyorum ve 3,5-4 bardak su kullanıyorum, teflon tencerede daha az su gerekebilir.

* Ev yapımı limonata

* Cevizli kolay tatlı (dondurma eşliğinde)
İrmikli gül tatlısının malzemelerini kullanarak tatlı yapacaktım, rulo yapıp dilimlemeyi düşünmüştüm, zira fazla vaktim kalmamıştı, hamuru yoğurduktan sonra Sevgili Yeşim’de gördüğüm yöntem geldi aklıma, hemen hamuru tepsiye yaydım, baklava dilimi şeklinde kesip fırına verdim. Tatlının görüntüsü bana biraz da nevzine tatlısını hatırlattı:)
Bu şekilde oldukça pratik oldu, ilk fırsatta tarifi orjinal haliyle denemek istiyorum:)
Sevgili Yeşim’in çok değişik, harika tarifleri var, mutlaka sitesine gözatmanızı tavsiye ederim.


* Meyve
~~~~~~
* Muhallebili Güllaç
Geçen hafta iftar için hazırladığım tatlı, muhallebisini kendim hazırladım, evdekiler yemediği için damla sakızı ekleyemedim, onun yerine hindistan cevizi ekledim. Güzel bir tatlı olmakla birlikte ortak görüş muzlu bademli güllaçtaki gibi içinde muz olsa daha güzel olurdu:))
Ben bir dahakine ara katında muz kullanmayı düşünüyorum.
Hazırladığım ölçüler, küçük dikdörtgen borcam için;
Muhallebisi için; 1/2 aida çb un, 1/2 aida çay bardağı toz şeker, 4 aida çay bardağı süt ile muhallebisi hazırlanır, inince 1 tatlı kaşığı hindistan cevizi eklenir, karıştırılır, soğumaya bırakılır. (isteğe göre vanilya ya da damla sakızı eklenebilir)
4 su bardağı sütü ve 1 su bardağından 1-1,5 parmak eksik tozşekeri kaynattım. Ocağın altını kapattım.Birkaç dk sütün ilk sıcaklığı çıkınca, güllaç yapraklarını borcama uygun olarak kesip yerleştirdim ve üzerine sütle ıslattım. Toplam 5 yaprak güllaç kullandım, 2,5 yaprak güllaçtan sonra ara katında muhallebi ve file badem kullandım, tekrar güllaç yapraklarını yerleştirip sütle ıslattım, en üste kalan sütü gezdirdim. Oda sıcaklığında soğuduktan sonra üzerini örterek buzdolabına kaldırdım.

Not: Malum sıcak günlerdeyiz, güllaç sütle hazırlandığı için dayanma süresi oldukça kısıtlı oluyor, güllacı servis sırasında dolaptan çıkarıp, servisten hemen sonra buzdolabına kaldırmanızı tavsiye ederim, geçen sene başıma gelmişti, içinde muz da olduğundan ekşime yapmıştı.

Şubat 10, 2006

portakallı, labneli pasta

Posted in kedi dili (savyer) bisküvi, pastalar, portakal, portakallı labneli pasta, sofra dergisi 2:21 pm tarafından semavers

Portakalın kattığı aroma ile çok hafif ve lezzetli bir pasta…

Malzemeler:

  • 16 adet kedidili
  • 2 adet portakal
    Kreması için:
  • 2 su bardağı süt
  • 5-6 çorba kaşığı toz şeker
  • 2 adet yumurta sarısı
  • 2 çorba kaşığı un
  • 1 paket vanilya
  • 1 adet limonun rendelenmiş kabuğu
  • 1 paket labne peyniri(200gr.)
    Çikolata sos için:
  • 2 çorba kaşığı un
  • 6 çorba kaşığı toz şeker
  • 2 çorba kaşığı kakao
  • 2 su bardağı su

Hazırlanışı: Krema için yumurta sarıları, şeker ve unu 1/2 bardak sütle blendırda ezin. Kalan sütü, limon kabuğu rendesi ve vanilyayı üzerine ekleyip karıştırarak muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin. Labneyi ekleyip 2-3 dk. daha pişirin ve ocaktan alın. (Ben kremaya portakal kabuğu rendesi de ekledim)
Çikolata sos için tüm malzemeyi bir tencerede karıştırarak pişirin.(Ben sosu yarım ölçü yaptım ve yeterli geldi. Sosu ocaktan alınca 1 çay kaşığı kadar tereyağ ekledim)
Portakalların sularını sıkıp derin bir kaseye alın.
Kedidillerini portakal suyuna batırıp çıkartın (çok fazla ıslanırsa dağılabilir).
Tarifte kedidili bisküvileri tabaklarda porsiyonluk olarak hazırlanıyordu.
Ben kedidili bisküvilerini portakal suyuyla ıslatıp bir çember içine dizdim. Üzerine labneli kremanın yarısını yaydım. Ve tekrar kedidili dizip kalan kremayı yaydım. Üzerine çikolata sosu gezdirin. File bademle ve portakal kabuğu rendesi ile süsleyin. Pastayı 1 gece dinlendirip ertesi gün servis yaparsanız tadı çok daha güzel oluyor.
Badem pastaya çok yakıştı, isterseniz ara kat için de badem kullanabilirsiniz.
Alternatif olarak bu pastanın vişne suyu ve vişneyle de güzel
olacağını düşünüyorum.

Not: Tarif Sofra(05-2003) dergisinden..

Kasım 29, 2005

kepekli kurabiye

Posted in kurabiyeler, sofra dergisi 1:32 pm tarafından semavers

Sofra’nın Nisan sayısından denediğim kepekli unla yapılan nefis kurabiyeler. Tarifte hamurun içinde şeker yoktu ben de üzerindeki şekerin az geleceğini düşünerek esmer şeker ekledim, çok şekerli olmayan ağızda dağılan kurabiyelerim oldu. Şekerli sevenler şeker miktarını artırabilir. Ben yarım ölçü yaptım ve 20-22 adet kurabiye çıktı. Bir dahaki sefere kurabiyelere portakal kabuğu rendesi de eklemeyi düşünüyorum.

Malzemeler:

  • 250 gr. eritilmiş tereyağı
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 2 adet yumurta(birinin akı üzeri için)
  • 4-5 çorba kaşığı esmer şeker
  • 1 paket vanilya
  • 5 su bardağı kepekli un
  • 1 paket kabartma tozu

üzeri için:

  • 4 çorba kaşığı çekilmiş ceviz içi
  • 1 çorba kaşığı toz şeker
  • 2 çorba kaşığı damla çikolata

Hazırlanışı: Derin bir kaba tereyağı, zeyinyağı, 2 adet yumurta(birinin akını üzeri için ayırıp), vanilya ve kabartma tozunu koyup elle karıştırın. Unu azar azar ekleyerek çok sert olmayan (kulak memsi yumuşaklığında) bir hamur yapın. Hamurdan ceviz büyüklüğünde veya daha ufak parçalar alıp şekil verin.
Üzeri için çekilmiş ceviz ve şekeri bir kapta karıştırın. Hazırladığınız kurabiyeleri önce yumurta akına, sonra cevizli şekerli karışıma ve en son da damla çikolataya batırın. Yağlı kağıt serilmiş bir tepsiye dizip 170-180 °C de pişirin.