Ağustos 26, 2010

Ev yapımı Limonata

Posted in içecekler 1:05 pm tarafından semavers


Bir bardak buz gibi limonataya ne dersiniz:)
Bu yazın bizdeki favori içeceği “LiMoNaTa“…
İftar sofralarımızdan da eksik olmadı bu sene:))

Eskiden limonatayla aram pek iyi değildi, yaz boyu 1-2 kere ancak yapıyordum, hatta oğlum için ona göre bir bardağa hazırlıyordum. Bu sene sıcakların yüksek seyretmesinin de etkisiyle limonata isteklerine kayıtsız kalamadım, tekrar denemeye karar verdim, bir iki denemeden sonra istediğimiz lezzette limonata tarifim oldu. Özellikle içine eklenen portakal çok güzel bir lezzet katıyor.
İşte bu da bizim usul limonata tarifi;

Malzemeler:

  • 8-9 adet limon
  • 2 adet portakal
  • 2,5-3 su bardağı toz şeker
  • 3 lt su

Hazırlanışı: Öncelikle limon ve portakallar iyice yıkanır(temiz bir fırçayla yıkıyorum).
Kabukları (beyaz kısmını rendelemeden) büyükçe bir kabın içine rendelenir.
Üzerine toz şeker eklenir, elle iyice ovulur (ben artık kaşıkla iyice eziyorum), şekerin rengi biraz sararıyor. Üzerine limon ve portakalların suyu sıkılıp eklenir, kaşıkla iyice karıştırılır.
Üzerine suyun bir kısmı eklenir, karıştırılır. 1/2 saat -1 saat buzdolabında dinlendirilir. Dolaptan alınır, karıştırılır, üzerine kalan su(soğuk su ekliyorum) eklenir, süzdürülür. Soğuk servis edilir.

Not: 1)Limon ve portakalı sıkarken meyve sıkacağında biriken posaları da ekliyorum ben, hepsini karıştırıp buzdolabında bekletiyorum. 3-4 saat sonra süzüp ikram ediyorum.
2)Ben fazla vaktim yoksa 1/2 saat – 1 saat buzdolabında beklettikten sonra, süzüp, 1,5 lt. su şişeleri (pet şişe) içine doldurup buzluğa atıyorum, iftara kadar hafif donmuş, oluyor, iyice soğuyor:)
3)Tarifi sadece limon ile de hazırlayabilirsiniz ama portakal güzel bir lezzet katıyor.
4) Tarifi yarım ölçü uygulayabilirsiniz, su ve şeker miktarını da damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.
5) Bir de çok fazla bekletince limonata acılaşabiliyor, 1 günden fazla bekletmemenizi tavsiye ederim…

Afiyet Olsun…


Limonatayı sahurda da tükettiğimiz için, bu tarifimi Sevgili Mintininmutfağı’nın ev sahipliğini yaptığı “Sahur Lezzetleri Etkinliğine” gönderiyorum. Kendisine daveti için teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyorum.

Reklamlar

Ağustos 24, 2010

İftar menüsü 2 (2010)

Posted in et yemekleri, menüler, pilavlar, salatalar, sütlü tatlılar, sofra dergisi 10:23 am tarafından semavers

Cumartesi akşamı misafirlerimiz vardı, sabahtan mutfağa girip hazırladığımız menümüz;

* İftariyelik
* Süzme mercimek çorbası
* Pastırmalı kaşarlı börek
* Etli kuru dolma
* Haydari (sütaş süzme yoğurt ve kuru nane ile)

* Beğendili kuzu külbastı
Beğendili kuzu külbastı Beğendi için Sofra 2008 Ramazan sayısından yararlandım, eti pişirmek için de sofra dergisinde(haziran 2006) dikkatimi çeken bir yöntemi kullandım.
Bu yönteme göre önce 1 kg kuzu butu parmak şeklinde doğranır. 1,5 lt su ile 1 çorba kaşığı nişasta karıştırılır. Etler bu karışımın içine alınır, bekletmeden çıkarılır. Sıvıyağ ilave edilmiş tavada hafif pembeleşene dek sotelenir. İstenirse başka bir tavada sotelenen sebzeler, ilave edilebilir. Ayrıca tarifte bir de soyalı bir sos hazırlanıyordu. Ayrıca tarife düşülen notta, nişastalı suya bulanarak sotelenen etler daha yumuşak ve lezzetli olur, ancak soteleme işlemini gerçekleştirirken etlerin çok kızarmamasına dikkat edin.
Ben sadece su-nişasta yöntemini kullandım. Etler yumuşacık oldu, ben eti sade pişirdim.
Elimde 1,295 gr kuzu külbastı vardı, çok küçük olmayacak şekilde doğradım. 1,5 lt su ile 1 kaşık nişastayı karıştırdım, etleri içine aldım, bekletmeden çıkardım. Yayvan teflon tencerede 2-3 kaşık zeytinyağını kızdırdım, yüksek ateşte etleri ekleyip renkleri değişene kadar tencereyi sallayarak soteledim. Bu arada su salmaya başladı. Kapağını kapatıp, altını kıstım, daha küçük ocağa alıp pişmeye bıraktım. Suyunu çekene kadar pişirdim, etler yumuşamıştı, içine 1 kaşık tereyağı, tuz, karabiber ekleyip ekleyip altını kapattım, tahta kaşıkla örselemeden karıştırdım. Servisten önce altını yakıp çok kızartmadan soteledim.
Beğendi için; Ben 1kg et için 10 patlıcan kullanarak hazırlamıştım ama epey arttı. Dergide 500 gr kuşbaşı et için, 5 patlıcan kullanmıştı.
5-6 adet patlıcan ocakta veya fırında közlenir (ocakta közmatikle orta ateşte közledim).
Kabuklarını soyup ince doğrayın(bekleteceğim için üzerine limon suyu sıktım).
2 çorba kaşığı tereyağı bir tencereye alınır, üzerine 2 çorba kaşığı un eklenir, 1-2 dk kavrulur (tarifte unun rengi dönene kadar diyordu, ama ben az kavurdum) .
Üzerine 1 su bardağı süt eklenir, iyice karıştırılır, patlıcanlar eklenir (bu aşamada ocağı kapatıp çırpma teliyle iyice karıştırdım). Tekrar ocağı yakıp karıştırdım, 1/2 bardak kaşar rendesi, tuz, karabiber, muskat rendesi ekleyip iyice karıştırdım. Koyulaşana dek pişirilir.
Servis sırasında tabağa önce beğendi, daha sonra üzerine etler yerleştirilir, isteğe göre kekik serpilebilir.

* Domatesli salata

Minik minik doğranmış domates, ince kıyılmış maydanoz, kuru soğan, zeytinyağı, sumak, nar ekşisi ve tuz ile hazırlandı.

* İç pilav

İç Pilav (Sofra 2008 Ramazan sayısı)

Malzemeler:
2 su bardağı pirinç (jasmin pirinç kullandım)
4 çorba kaşığı dolmalık fıstık
3 çorba kaşığı tereyağı
2 adet küçük boy kuru soğan
Birer tutam tarçın, yenibahar, karabiber (gözüme az göründü, 2 tutam ekledim, çok fazla ekleyince pilavın rengini karartabiliyor)
5-6 dal dereotu
tuz
yeteri kadar sıcak su (ben 1/2 bardak et suyu, 3,5 bardağa yakın normal su kullandım)
Hazırlanışı: Pirinci tuzlu sıcak suda yarım saat ıslattım, süzgece alıp akan su altında nişastası gidene kadar yıkadım. Dolmalık fıstığı yapışmaz yüzeyli bir tavada karıştırarak kavurdum. Kuşüzümünü ayıklayıp, yıkadım.
Tereyağını bir tencereye alıp, yemeklik doğranmış soğanı rengi dönene kadar kavurun. Pirinci ekleyip beyazlaşana kadar kavurun. Üzerini geçecek kadar sıcak su, kuşüzümü, tarçın, yenibahar, karabiber, dolmalık fıstık ve tuz ekleyin. Bir kaç dk. hızlı ateşte daha sonra kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin. Ocağı kapatıp kıyılmış dereotu ilave edin. Tencerenin ağzını kağıt havluyla kapatıp demlenmeye bırakın.
Not: Ben pilavı çelik tencerede pişiriyorum ve 3,5-4 bardak su kullanıyorum, teflon tencerede daha az su gerekebilir.

* Ev yapımı limonata

* Cevizli kolay tatlı (dondurma eşliğinde)
İrmikli gül tatlısının malzemelerini kullanarak tatlı yapacaktım, rulo yapıp dilimlemeyi düşünmüştüm, zira fazla vaktim kalmamıştı, hamuru yoğurduktan sonra Sevgili Yeşim’de gördüğüm yöntem geldi aklıma, hemen hamuru tepsiye yaydım, baklava dilimi şeklinde kesip fırına verdim. Tatlının görüntüsü bana biraz da nevzine tatlısını hatırlattı:)
Bu şekilde oldukça pratik oldu, ilk fırsatta tarifi orjinal haliyle denemek istiyorum:)
Sevgili Yeşim’in çok değişik, harika tarifleri var, mutlaka sitesine gözatmanızı tavsiye ederim.


* Meyve
~~~~~~
* Muhallebili Güllaç
Geçen hafta iftar için hazırladığım tatlı, muhallebisini kendim hazırladım, evdekiler yemediği için damla sakızı ekleyemedim, onun yerine hindistan cevizi ekledim. Güzel bir tatlı olmakla birlikte ortak görüş muzlu bademli güllaçtaki gibi içinde muz olsa daha güzel olurdu:))
Ben bir dahakine ara katında muz kullanmayı düşünüyorum.
Hazırladığım ölçüler, küçük dikdörtgen borcam için;
Muhallebisi için; 1/2 aida çb un, 1/2 aida çay bardağı toz şeker, 4 aida çay bardağı süt ile muhallebisi hazırlanır, inince 1 tatlı kaşığı hindistan cevizi eklenir, karıştırılır, soğumaya bırakılır. (isteğe göre vanilya ya da damla sakızı eklenebilir)
4 su bardağı sütü ve 1 su bardağından 1-1,5 parmak eksik tozşekeri kaynattım. Ocağın altını kapattım.Birkaç dk sütün ilk sıcaklığı çıkınca, güllaç yapraklarını borcama uygun olarak kesip yerleştirdim ve üzerine sütle ıslattım. Toplam 5 yaprak güllaç kullandım, 2,5 yaprak güllaçtan sonra ara katında muhallebi ve file badem kullandım, tekrar güllaç yapraklarını yerleştirip sütle ıslattım, en üste kalan sütü gezdirdim. Oda sıcaklığında soğuduktan sonra üzerini örterek buzdolabına kaldırdım.

Not: Malum sıcak günlerdeyiz, güllaç sütle hazırlandığı için dayanma süresi oldukça kısıtlı oluyor, güllacı servis sırasında dolaptan çıkarıp, servisten hemen sonra buzdolabına kaldırmanızı tavsiye ederim, geçen sene başıma gelmişti, içinde muz da olduğundan ekşime yapmıştı.

Ağustos 16, 2010

Haşhaşlı, Baharatlı Tuzlu Kurabiye

Posted in haşhaş, tuzlular 6:23 am tarafından semavers

hashasli, baharatli, tuzlu kurabiye

Ayşe’nin çay sofrasından ağızda dağılan nefis tuzlu kurabiyeler…
Tuzlu kurabiyede haşhaş tohumu kullanmayı düşünüyordum, ilk denememi yaparken birkaç baharat da ekledim, ortaya bu nefis kurabiyeler çıktı, dergi çekimleri için de hazırladığım bu kurabiyeleri mutlaka denemenizi tavsiye ediyorum:)
Ramazan öncesi eklemek istesem de bir türlü imkan bulamamıştım, yorumlarda özellikle tarifi istendiği için fazla bekletmeden yazmak istedim.

haşhaşlı baharatlı

Malzemeler:

  • 125 gr. tereyağı (oda sıcaklığında)
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ (fındıkyağı kullandım)
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 1 çorba/yemek kaşığı sirke
  • 1 çorba kaşığı su
  • 1 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı (silme) acı pul biber
  • 1/2 çay kaşığı kimyon
  • 1,5-2 çay kaşığı kuru kekik
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 2,5 su bardağı un (yaklaşık)
  • 1 çorba kaşığı haşhaş

Hazırlanışı: Bir kasede önce sıvı malzemeler (iyice yumuşamış tereyağı, sıvıyağ, yumurta sarısı, sirke ve su karıştırılır. Üzerine şeker, tuz ve baharatlar eklenir, karıştırılır, kabartma tozu ve azar azar un eklenerek yoğrulur. 15-20 dk. buzdolabında dinlendirilir. Hamura şekil verilir, tepsiye dizilir, üzerlerine süt-sıvıyağ karışımı sürülür. 180 derecede pişirilir.

Hamura isterseniz kalıpla şekil verebilir ya da rulo şeklinde yuvarlayıp dilimleyebilirsiniz.

Şekil vermek istenirse; Hamur 2-3 parça halinde tezgaha hafif un serpilerek 1/2 cm kalınlığında açılır, kalıplarla şekil verilir. Kalıplarla şekil verince yaklaşık 1 tepsi çıkıyor.

Not: Eğer kurabiyelerin üzerine kalan yumurta akını sürerseniz şekilli olanlardaki gibi bir görüntü oluyor, kurabiyelerin üzerine birşey sürmeseniz de olur. Dilerseniz yumurtanın akını hamura ekleyebilirsiniz.
Tuzlu kurabiyelerde hafif şeker tadını seviyorsanız, şeker miktarını artırabilirsiniz.

Bu tarifim Leziz dergisinde yayınlanmıştı, aşağıdaki fotoğraf dergiden…

 

Ağustos 12, 2010

İlk iftar menüsü (2010)

Posted in iftar menüleri, menüler 12:42 pm tarafından semavers

Fotoğraf kızkardeşim Betül’e ait…
Rahmet ve bereket ayı hoşgelmiş, hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum…
Daha önceki iftar menüleri için buraya bakabilir, konulara göre arşiv sayfasından yardım alabilirsiniz…

Okulların kapanmasıyla bilgisayar başına geçemez oldum, tabi sıcakların etkisini de unutmamak lazım. Ayrıca Uludağ ile başlayıp, Balıkesir, Çanakkale, Edirne ile devam eden küçük bir tatil, ufaklığın tuvalet eğitimi, babamın rahatsızlığı derken istemeden de olsa uzun bir ara oldu. Sanırım bir süre daha böyle devam edebilir, fırsat buldukça yeni tarifler eklemek istiyorum. Yokluğumda merak eden arkadaşlara ilgileri için çok teşekkürler ediyorum.

Dün akşam ilk iftarda annemler ve kardeşim eşiyle birlikte bizdeydi, iftarda en çok soğuk su ve soğuk limonata rağbet gördü:))

Menüdekiler:
* İftariyelik (zemzem, hurma, peynir tabağı, kuruyemiş tabağı)


*Süzme mercimek çorbası
* Pastırmalı kaşarlı börek (galeta unlu)
Börekleri bu sefer artan sosuna ve galeta ununa bulayarak küçük boylarda hazırladım.

* Karışık kızartma


* Haydari
* Yoğurtlu, köz patlıcan-biber salatası
* Ev yapımı limonata

* Kavurma
* Bademli, şehriyeli pilav
* Püreli köfte


* Vişne soslu ve çikolata soslu tatlı



Not: Yorumlarda istek alan Ayşe’nin çay sofrasındaki “haşhaşlı baharatlı tuzlu kurabiyenin” tarifini ilk fırsatta eklemeye çalışacağım…