Kasım 12, 2010

>Leziz Dergisi ile Sonbaharda Çay Daveti

Posted in leziz dergisi 5:43 pm tarafından semavers

>Nihayet dergiyi alabildim ve sizlerle paylaşmak istedim:))
Sonbaharda çay daveti…
Çay saati köşesiyle Leziz Dergisi Kasım sayısındayım:)


Daha önce Leziz Dergisiyle yaptığımız çekimden bahsetmiştim. Derginin çay saati bölümü için hazırladıklarımın bir kısmı Haziran sayısında yayınlanmıştı, kalan tarifler Kasım sayısında…

Bu arada bu güzel haberi bana ulaştıran, aynı zamanda kendiside bu sayıda yer alan Sevgili Hilal’e (sağlıklı mutfak) çok teşekkür ediyorum.

Bu vesileyle tüm ziyaretçilerimin bayramını tebrik ederim, sağlıklı, hayırlı, huzurlu daha nice nice bayramlara…

Kasım 11, 2010

>Mandalinalı Pasta ve Akşam Çayı

Posted in çay menüleri, kedi dili (savyer) bisküvi, pastalar 2:00 pm tarafından semavers

>mandalinalı pasta

Salı akşamı uzun zamandır görüşemediğimiz misafirlerimiz vardı. Bu pastayı da o zaman için hazırlamıştım. Portakallısını sık sık yapıyordum, hatta vişnelisini de yapmıştım. Bu defa portakallar da henüz tatlanmamışken mevsim itibariyle mandalinayla denemek istedim. Hazırlarken tereddütlerim vardı, ama sonuçta beğenilen hafif ve lezzetli bir pasta çıktı ortaya.

Akşam çayı için hazırladıklarım:
* Kıymalı patatesli börek
* Katmer Poğaça
Poğaçaları bu sefer akşamdan hazırladım, hamuru 12 bezeye ayırdım, aralarını yağlayıp(85 gr tereyağı kullandım) 6 lı 2 gruba ayırdım. Bu şekilde vaktim olmadığından 5 saat buzdolabında bekledi. Çıkartıp hamurları un-nişasta yardımıyla açtım, tarifteki gibi şekil verdim. Sade olanlar için 16 üçgene, peynirliler için 12 üçgene kestim. Poğaçaları tepsiye dizip, tepsiyi de büyük temiz bir poşetin içine yerleştirdim. Ertesi akşama kadar o şekilde buzdolabında beklettim. Dolaptan çıkarınca biraz mayalanmaya bıraktım, çok kabarmalarını istemediğim için 15-20 dk. sonra fırına verdim. Misafirim için artık akşamdan hazırlayabilirim. Bu şekilde sade olanlar biraz kuru oldu, çözüm olarak bir dahaki sefere iç harç yerine biraz tereyağı sürmeyi düşünüyorum.

* Zeytinyağlı yaprak sarma
* Mercimek köftesi
* Havuçlu kek
* Hindistan cevizli toplar (istediğim gibi olmadı, yeni denemelere devam)
* Mandalinalı kedi dilli pasta

mandalinalı pasta2

Mandalinalı Kedi dilli Pasta
Malzemeler:

  • 1,5 paket kedi dili (savyer) bisküvi
  • 1,5 su bardağı taze sıkılmış mandalina suyu
  • 3 su bardağı süt
  • 3 çorba kaşığı (tepeleme) un
  • 6-7 çorba kaşığı toz şeker
  • 2 adet yumurta (isterseniz sadece sarısını da kullanabilirsiniz)
  • 1 paket (200 gr) labne peyniri
  • muz, file badem ve damla çikolata

Çikolata sosu için:

  • 1,5 su bardağı su
  • 1 çorba kaşığı un
  • 1 tatlı kaşığı nişasta
  • 2 çorba kaşığı kakao
  • 1 tutam tuz
  • 2 çorba kaşığı esmer şeker
  • 2-3 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tereyağ

Çikolata sosu için olan malzemeler bir tencerede karıştırarak pişirilir. Ocaktan alınca tereyağ eklenir, karıştırılır, soğumaya bırakılır. Sosun kıvamı koyu olursa süt ilavesi ile yapabilirsiniz.

Kreması için: Bir tencerede öncelikle yumurta ve şeker çırpma teliyle karıştırılır, un eklenir, karıştırılır, azar azar süt ilavesiyle iyice karıştırılır. Tencere ocağa alınır, kaynayana kadar sürekli karıştırılarak pişirilir. Ocaktan indirdikten sonra labne peyniri eklenir, karıştırılır.

Hazırlanışı: Kedi dilleri bir kaba dizilir, taze sıkılmış mandalina suyuyla ıslatılır. Üzerine kremadan yayılır, muz dilimleri, file badem ve damla çikolata serpilir. Tekrar bir sıra kedi dili bisküvisi dizilir, mandalina suyuyla ıslatılır. Kalan krema üzerine yayılır. Pasta dinlenmeye bırakılır. Servise yakın üzerine soğumuş çikolata sosu gezdirilir.

Notlarım: Pastayı 26 cm lik kalıpta yapmayı düşünüyordum, son anda kare borcamda yapmaya karar verdim, haliyle kremam az geldi, biraz daha krema hazırlayıp(labnesiz) kalan yerlere ilave yaptım. Eğer kare borcamda yapmak isterseniz krema miktarını artırmanızı tavsiye ederim. 4 su bardağı sütle hazırlana krema miktarı yeterli olacaktır.
Kedi dili ve mandalina suyu yaklaşık miktar, kalıbın büyüklüğüne göre değişebilir.
Pastayı pazartesi akşamı yapıp ertesi akşama kadar dinlendirdim, servisten 2 saat önce çikolata sosunu gezdirdim.

Ekim 27, 2010

>Un Kurabiyesi

Posted in kurabiyeler, lezzet dergisi, un kurabiyesi 5:39 am tarafından semavers

>unkurabiyesi

Geçtiğimiz aylarda e-postama gelen bir mailde, bir okuyucum “karne ve 2 yaş menüsündeki” un kurabiyesinin tarifini sitede bulamadığını yazıyordu. Bloga hemen ekleyemeyeceğimden Ayşe’nin notlarıyla birlikte tarifi kendisine maille göndermiştim. Okuyucum tarifi denedikten sonra çok güzel olduğunu yazmıştı. O günlerde fırsat bulup bir türlü ekleyememiştim. Aylar sonra fotoğrafları karıştırırken karşıma çıkınca unutmadan eklemek istedim.

un kurabiyesi2

Dışarda satılan un kurabiyelerini pek sevemedim doğrusu, ama kızkardeşim Ayşe’nin yaptığı bu kurabiyeler kıvam ve lezzet olarak çok güzeldi.

Un Kurabiyesi
Malzemeler:

  • 125 gr. tereyağı
  • 2 su bardağı un
  • 3,5 çorba kaşığı pudra şekeri
  • 1 çay kaşığı toz vanilya
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu

Hazırlanışı: Elenmiş un, vanilya ve kabartma tozunu bir kapta harmanlayın.
Tereyağını oda ısısında yumuşatın, küp şeklinde kesip hamur yoğurma kabına alın. 2,5 çorba kaşığı pudra şekerini ekleyip krem haline gelinceye kadar karıştırın. Unlu karışımı azar azar ilave ederek pürüzsüz ve orta sertlikte bir hamur yoğurun.
Hamuru 30 cm uzunluğunda silindir olacak şekilde şekillendirin. Bıçak yardımıyla 2 cm kalınlığında ve dikdörtgen olacak şekilde dilimleyin. Yağlanmış fırın tepsisine yan yana dizin. Önceden ısıtılmış 160 derece fırında 15 dk. pişirin. Fırından alıp isteğe göre pudra şekeri serpiştirin, ılınmaya bırakın.
Ayşe’nin notları: *Tereyağını kullanmadan önce bir kaseye koymuş, kaseyi de çaydanlığın üzerine yerleştirmiş, buharla eritmiş, yağın yarısı eriyince ocağı kapatıp, ılınmaya bırakmış. Oda sıcaklığına gelince tarifteki gibi hazırlamış.
*Hamuru normal kurabiyelere göre daha sertmiş ve daha zor birleşiyormuş, hatta tarifteki gibi silindir yapacakmış, ama hemen koptuğundan yuvarlayarak yapmış.

Not(12 kasım): Kurabiyelerle ilgili olarak aldığım sözlü yorumlarda, kurabiye hamurunun birleşmemesinden dolayı sıvıyağ eklediklerini ve daha yumuşak kıvamlı bir kurabiye elde ettiklerini ilettiler. Hamuru hazırlarken 2 bardak unu bir seferde değil de kıvamına göre eklemenizi tavsiye ediyorum.

Kaynak: Lezzet Dergisi Eylül 2007

unkurabiyesi1

Ekim 1, 2010

Limonlu, Haşhaşlı, Yaban Mersinli Muffin

Posted in haşhaş, limon, muffinler, yaban mersini-likapa-blueberry 7:21 am tarafından semavers

IMG_18161

IMG_18091

Limonlu, Haşhaşlı, Yaban Mersinli Muffin

Malzemeler:

  • 2 adet yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker (tam dolu kullanmadım)
  • 100 gr tereyağı
  • 1/2 su bardağı süzme yoğurt
  • 1 adet limon suyu ve kabuğunun rendesi
  • 1,5 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çorba kaşığı haşhaş tanesi
  • üzeri için taze veya dondurulmuş yaban mersini(likapa, blueberry), vişne (dondurulmuş kullandım)

Hazırlanışı: Oda sıcaklığında yumuşamış tereyağı, şeker ve limon kabuğu rendesi (rendenin ince tarafından rendelenmiş) mikserle çırpılır. Yumurtalar eklenerek çırpmaya devam edilir. Süzme yoğurt eklenir, karışana kadar çırpılır, limon suyu eklenir, çırpılır. Un ve kabartma tozu elenerek eklenir, mikserin düşük devrinde karıştırılır. Haşhaş eklenir, karıştırılır. Muffin kalıbı yağlanır veya kağıt kek kapsüllerinden yerleştirilir, kek harcından dökülür, üzerlerine yaban mersini veya vişne yerleştirilir. 170°C ılık fırında pişirilir(20-25 dk).

IMG_18251

Not: * Daha bol meyveli isterseniz meyveleri unlayarak kek harcına ilave edebilir ya da kek harcından kalıba döktükten sonra aralarda da meyve kullanabilirsiniz, ben çocuklar yemediği için sadece üzerine 2-3 tane dizdim.
* Üzerine pudra şekeri serpebilirsiniz.

IMG_183511

Yaban mersini(Blueberry, Likapa) ile ilgili buradan bilgi alabilirsiniz.
Blueberry fotoğrafı buradan alınmıştır, linkte farklı reçeteler bulabilirsiniz.

Eylül 28, 2010

Sofra Dergisi Artık İnternette

Posted in duyuru, sofra dergisi 8:26 am tarafından semavers

www.sofra.com.tr
Yıllardır beğeniyle takip ettiğim Sofra dergisinin internet sitesi artık yayında:)
“Türkiye’nin yemek portalı” sloganıyla yayın hayatına başlayan sofra.com.tr, gastronomi alanında kapsamlı bir rehber olma hedefini taşıyor.
http://www.sofra.com.tr/ linkine tıklayarak sayfaya ulaşabilirsiniz.
Ayrıca Sofra dergisinden denediğim tariflere de buradan ulaşabilirsiniz.

Eylül 18, 2010

Çikolatalı ve Yeşil Kabaklı Kek (Chocolate & Zucchini Cake)

Posted in etkinlikler, kabak, kekler 4:23 pm tarafından semavers

IMG_21242

Uzun zamandır bu keki denemek istiyordum, hazır Sevgili Necla kabak tadı etkinliği başlatınca bahanem de çıkmış oldu:) Malzemeler gözden geçirilip eksik olan yeşil kabak alındı, bugün yarın derken etkinliğin son günü geldi çattı, artık erteleyecek zaman da kalmamıştı. O sabah bir de annem arayıp okullar açılmadan hadi gelin deyiverdi:)
Ben de malzemelerimi yanıma alıp kekimi orada hazırladım, çocuklar pişmesini sabırsızlıkla beklediler:) Akşam üstü çekilen fotolardan verim alınamayınca ertesi gün, yanımızda getirdiğimiz kekin fotosu çekiliverdi:))
Sevgili Necla’ya kolaylıklar diliyorum, etkinliğe katılan tarifleri buradan takip edebilirsiniz.

IMG_21322

Pek çok tarife baktıktan sonra Chocolate & Zucchini sitesindeki tarifte karar kıldım. Yaptığım değişikliklerle kekin tarifi aşağıda, orijinal tarife ise buradan bakabilirsiniz.

Çikolatalı ve Yeşil Kabaklı Kek (Chocolate & Zucchini Cake )

Malzemeler:
  • 3 adet yumurta
  • 2 su bardağından 1 parmak eksik esmer şeker (yarı yarıya esmer şeker ve toz şeker kullandım)
  • 115 gr tereyağı (oda sıcaklığında yumuşamış)
  • 3 çorba kaşığı kakao (50 gr lık paketin hepsini kullanmadım)
  • 2 su bardağı un
  • 1 çimdik tuz
  • 1 tatlı kaşığı karbonat
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 1 tatlı kaşığı instant kahve (kullanmadım)
  • 2 su bardağı rendelenmiş yeşil kabak (325 gr kabak yeterli geldi)
  • Damla çikolata (tarifte 1 bardak kullanılıyordu, ben 2 avuç kadar kullandım)
  • Üzeri için pudra şekeri veya çikolata sos (isteğe bağlı)

Hazırlanışı: Bir kasenin içinde elenerek un, kakao, karbonat, kabartma tozu ve tuz karıştırlır. Başka bir kasede yumuşamış tereyağı ve şekerler yumuşayıp, krema kıvamına gelene kadar çırpılır. Vanilya, kahve ve yumurtalar teker teker eklenerek karıştırılır.
Büyük bir kasede kabukları kazınıp rendelenmiş yeşil kabak, damla çikolata ve unlu karışımın 1/3 ü karıştırılır. Kalan unlu karışım tereyağlı karışıma eklenir, karışana kadar çırpılır.
Kabaklı karışımda eklenir, spatulla karıştırılır. Yağlanmış kalıba boşaltılır. 180 derecede ısınmış fırında 40-50 dk. pişirilir, kürdan testi yapılır. 10 dk kalıbında bekletilir, oda sıcaklığına gelince servis edilir. İstenirse üzerine pudra şekeri veya çikolatalı glazür ile servis edilir.

Afiyet Olsun…

Notlarım: **Yumuşak ve nemli bir kek oldu. Bu tarz kekleri buzdolabında bekletip, ertesi gün yiyince daha lezzetli buluyorum.
**Kekin içindeki yeşil kabağın tadı hiç hissedilmiyor ve keke çok güzel bir nem veriyor.
**Keki yerken biraz karbonat tadı aldım, vanilya kullanmamamın etkisi varmıdır bilemiyorum ama bir dahaki sefere 1 paket kabartma tozu kullanmayı düşünüyorum. Sanırım karbonat konusunda biraz hassasım, önerileri olan varsa değerlendirebilirim.
**Keki hazırlarken unun hepsini ilk başta eklememiştim, bir kısmını bardakta bırakmıştım, sonra da eklemeyi unutmuşum, hepsini eklemek yerinde olacakmış, damla çikolatalardan dolayı kek kalıba yapıştı:( Damla çikolataları kek harcını kalıba döktükten sonra ara ara serpiştirmek, kalanı da üzerine serpmek daha iyi olur düşüncesindeyim.

Sitemdeki diğer kabaklı tariflere buradan ulaşabilirsiniz.

Eylül 8, 2010

İrmikli Gül Tatlısı

Posted in tatlılar, şerbetli tatlılar 10:32 am tarafından semavers

IMG_7068
Geçen seneki iftar menülerimde yer alan bu tatlıyı henüz eklemediğimi farkettim. Bayramda tatlı arayışında olanlar için güzel bir alternatif.
Bu vesileyle Ramazan Bayramınız en içten dileklerimle kutlarım.
Sevdiklerinizle birlikte hayırlı, huzurlu, sağlıklı, mutlu bir bayram geçirmeniz dileğiyle…

Ayrıca aşağıdaki yazıların üzerine tıklayarak SeMaVeR arşivindeki ikramlıklara ulaşabilirsiniz;
şerbetli tatlılar, sütlü tatlılar, minik ikramlıklar, tuzlu ikramlıklar, tatlılar


Malzemeler:

  • 125 gr. tereyağı (eritilip, soğutulmuş)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı irmik
  • 2-3 damla limon suyu
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un (2-3 su bardağı)

Şerbeti için: 2,5 su bardağı toz şeker, 2,5 su bardağı su, bir kaç damla limon suyu
Su ve şeker uygun bir tencerede kaynamaya başladıktan sonra 5 dk. kaynatılır, limon suyu eklenir, 5 dk daha kaynatılır, soğumaya bırakılır.



Hazırlanışı: Hamuru için önce sıvı malzemeler tereyağı, sıvıyağ, süt ve limon suyu karıştırılır, daha sonra kuru malzemler (irmik, un ve kabartma tozu) eklenir, karıştırılır, azar azar un ilavesiyle hamur yoğrulur. 15-20 dk. dinlendirilir. Sonra tezgahta el ile açılır, çay bardağının ağzı yardımıyla yuvarlaklar kesilir. Bu yuvarlakların 4 veya 5 tanesi hafif üst üste gelecek şekilde dizilir, bir taraftan başlanarak rulo sarılır, ortadan 2 ye kesilerek 2 adet gül elde edilir, tepsiye dizilir. İsteğe göre her gülün ortasına fındık, badem veya ceviz yerleştirilir. 180 derecede üzerleri kızarana kadar pişirilir. Fırından çıkan tatlının üzerine soğumuş şerbet gezdirilir.
Tatlılar ara ara ters yüz edilerek şerbeti çekmesi sağlanır. Şerbeti çeken tatlılar servis tabağına alınır.

Ayrıca bu tatlıyı Sevgili Nesrin’in evsahipliğini yaptığı “Bayram etkinliği&Bayram yemekleri ve Tatlılar” etkinliğine gönderiyorum. Kendisine daveti için teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyorum… Etkinliğe katılan tarifleri buradan takip edebilirsiniz.

IMG_7041

Eylül 2, 2010

Limonlu yoğurt tatlısı

Posted in annemin tarifleri, tatlılar, şerbetli tatlılar 11:14 am tarafından semavers

Annemin geçtiğimiz aylarda hazırladığı tatlı, içine eklediği limon nefis bir lezzet katmış… Bu tatlıya portakal da çok yakışıyor…

Malzemeler:

  • 3 adet yumurta
  • 1 su bardağı tozşeker
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1/3 su bardağı sıvıyağ
  • 1/2 su bardağı irmik
  • 1 limon kabuğu rendesi
  • yarım limon suyu
  • 2-3 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu

Şerbeti için: 4 bardak şeker,4 bardak su, 1 kaşık limon suyu
Şerbet için su ve şeker kaynatılır, çok koyu olmayan bir şerbet hazırlanır, ocaktan almadan önce limon suyu eklenir, soğumaya bırakılır.

Hazırlanışı: Yumurtalar, şeker ve limon kabuğu rendesi çırpılır. Sıvıyağ ve yoğurt eklenir, çırpmaya devam edilir, limon suyu eklenir, çırpılır. İrmik, un ve kabartma tozu eklenir, karıştırılır, yağlanmış yuvarlak bir tepsiye dökülür, orta ısıda pişirilir. Tatlı pişip ilk sıcaklığı çıktıktan sonra soğuk şerbet üzerine gezdirilir.

Ağustos 26, 2010

Ev yapımı Limonata

Posted in içecekler 1:05 pm tarafından semavers


Bir bardak buz gibi limonataya ne dersiniz:)
Bu yazın bizdeki favori içeceği “LiMoNaTa“…
İftar sofralarımızdan da eksik olmadı bu sene:))

Eskiden limonatayla aram pek iyi değildi, yaz boyu 1-2 kere ancak yapıyordum, hatta oğlum için ona göre bir bardağa hazırlıyordum. Bu sene sıcakların yüksek seyretmesinin de etkisiyle limonata isteklerine kayıtsız kalamadım, tekrar denemeye karar verdim, bir iki denemeden sonra istediğimiz lezzette limonata tarifim oldu. Özellikle içine eklenen portakal çok güzel bir lezzet katıyor.
İşte bu da bizim usul limonata tarifi;

Malzemeler:

  • 8-9 adet limon
  • 2 adet portakal
  • 2,5-3 su bardağı toz şeker
  • 3 lt su

Hazırlanışı: Öncelikle limon ve portakallar iyice yıkanır(temiz bir fırçayla yıkıyorum).
Kabukları (beyaz kısmını rendelemeden) büyükçe bir kabın içine rendelenir.
Üzerine toz şeker eklenir, elle iyice ovulur (ben artık kaşıkla iyice eziyorum), şekerin rengi biraz sararıyor. Üzerine limon ve portakalların suyu sıkılıp eklenir, kaşıkla iyice karıştırılır.
Üzerine suyun bir kısmı eklenir, karıştırılır. 1/2 saat -1 saat buzdolabında dinlendirilir. Dolaptan alınır, karıştırılır, üzerine kalan su(soğuk su ekliyorum) eklenir, süzdürülür. Soğuk servis edilir.

Not: 1)Limon ve portakalı sıkarken meyve sıkacağında biriken posaları da ekliyorum ben, hepsini karıştırıp buzdolabında bekletiyorum. 3-4 saat sonra süzüp ikram ediyorum.
2)Ben fazla vaktim yoksa 1/2 saat – 1 saat buzdolabında beklettikten sonra, süzüp, 1,5 lt. su şişeleri (pet şişe) içine doldurup buzluğa atıyorum, iftara kadar hafif donmuş, oluyor, iyice soğuyor:)
3)Tarifi sadece limon ile de hazırlayabilirsiniz ama portakal güzel bir lezzet katıyor.
4) Tarifi yarım ölçü uygulayabilirsiniz, su ve şeker miktarını da damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.
5) Bir de çok fazla bekletince limonata acılaşabiliyor, 1 günden fazla bekletmemenizi tavsiye ederim…

Afiyet Olsun…


Limonatayı sahurda da tükettiğimiz için, bu tarifimi Sevgili Mintininmutfağı’nın ev sahipliğini yaptığı “Sahur Lezzetleri Etkinliğine” gönderiyorum. Kendisine daveti için teşekkür ediyor, kolaylıklar diliyorum.

Ağustos 24, 2010

İftar menüsü 2 (2010)

Posted in et yemekleri, menüler, pilavlar, salatalar, sütlü tatlılar, sofra dergisi 10:23 am tarafından semavers

Cumartesi akşamı misafirlerimiz vardı, sabahtan mutfağa girip hazırladığımız menümüz;

* İftariyelik
* Süzme mercimek çorbası
* Pastırmalı kaşarlı börek
* Etli kuru dolma
* Haydari (sütaş süzme yoğurt ve kuru nane ile)

* Beğendili kuzu külbastı
Beğendili kuzu külbastı Beğendi için Sofra 2008 Ramazan sayısından yararlandım, eti pişirmek için de sofra dergisinde(haziran 2006) dikkatimi çeken bir yöntemi kullandım.
Bu yönteme göre önce 1 kg kuzu butu parmak şeklinde doğranır. 1,5 lt su ile 1 çorba kaşığı nişasta karıştırılır. Etler bu karışımın içine alınır, bekletmeden çıkarılır. Sıvıyağ ilave edilmiş tavada hafif pembeleşene dek sotelenir. İstenirse başka bir tavada sotelenen sebzeler, ilave edilebilir. Ayrıca tarifte bir de soyalı bir sos hazırlanıyordu. Ayrıca tarife düşülen notta, nişastalı suya bulanarak sotelenen etler daha yumuşak ve lezzetli olur, ancak soteleme işlemini gerçekleştirirken etlerin çok kızarmamasına dikkat edin.
Ben sadece su-nişasta yöntemini kullandım. Etler yumuşacık oldu, ben eti sade pişirdim.
Elimde 1,295 gr kuzu külbastı vardı, çok küçük olmayacak şekilde doğradım. 1,5 lt su ile 1 kaşık nişastayı karıştırdım, etleri içine aldım, bekletmeden çıkardım. Yayvan teflon tencerede 2-3 kaşık zeytinyağını kızdırdım, yüksek ateşte etleri ekleyip renkleri değişene kadar tencereyi sallayarak soteledim. Bu arada su salmaya başladı. Kapağını kapatıp, altını kıstım, daha küçük ocağa alıp pişmeye bıraktım. Suyunu çekene kadar pişirdim, etler yumuşamıştı, içine 1 kaşık tereyağı, tuz, karabiber ekleyip ekleyip altını kapattım, tahta kaşıkla örselemeden karıştırdım. Servisten önce altını yakıp çok kızartmadan soteledim.
Beğendi için; Ben 1kg et için 10 patlıcan kullanarak hazırlamıştım ama epey arttı. Dergide 500 gr kuşbaşı et için, 5 patlıcan kullanmıştı.
5-6 adet patlıcan ocakta veya fırında közlenir (ocakta közmatikle orta ateşte közledim).
Kabuklarını soyup ince doğrayın(bekleteceğim için üzerine limon suyu sıktım).
2 çorba kaşığı tereyağı bir tencereye alınır, üzerine 2 çorba kaşığı un eklenir, 1-2 dk kavrulur (tarifte unun rengi dönene kadar diyordu, ama ben az kavurdum) .
Üzerine 1 su bardağı süt eklenir, iyice karıştırılır, patlıcanlar eklenir (bu aşamada ocağı kapatıp çırpma teliyle iyice karıştırdım). Tekrar ocağı yakıp karıştırdım, 1/2 bardak kaşar rendesi, tuz, karabiber, muskat rendesi ekleyip iyice karıştırdım. Koyulaşana dek pişirilir.
Servis sırasında tabağa önce beğendi, daha sonra üzerine etler yerleştirilir, isteğe göre kekik serpilebilir.

* Domatesli salata

Minik minik doğranmış domates, ince kıyılmış maydanoz, kuru soğan, zeytinyağı, sumak, nar ekşisi ve tuz ile hazırlandı.

* İç pilav

İç Pilav (Sofra 2008 Ramazan sayısı)

Malzemeler:
2 su bardağı pirinç (jasmin pirinç kullandım)
4 çorba kaşığı dolmalık fıstık
3 çorba kaşığı tereyağı
2 adet küçük boy kuru soğan
Birer tutam tarçın, yenibahar, karabiber (gözüme az göründü, 2 tutam ekledim, çok fazla ekleyince pilavın rengini karartabiliyor)
5-6 dal dereotu
tuz
yeteri kadar sıcak su (ben 1/2 bardak et suyu, 3,5 bardağa yakın normal su kullandım)
Hazırlanışı: Pirinci tuzlu sıcak suda yarım saat ıslattım, süzgece alıp akan su altında nişastası gidene kadar yıkadım. Dolmalık fıstığı yapışmaz yüzeyli bir tavada karıştırarak kavurdum. Kuşüzümünü ayıklayıp, yıkadım.
Tereyağını bir tencereye alıp, yemeklik doğranmış soğanı rengi dönene kadar kavurun. Pirinci ekleyip beyazlaşana kadar kavurun. Üzerini geçecek kadar sıcak su, kuşüzümü, tarçın, yenibahar, karabiber, dolmalık fıstık ve tuz ekleyin. Bir kaç dk. hızlı ateşte daha sonra kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirin. Ocağı kapatıp kıyılmış dereotu ilave edin. Tencerenin ağzını kağıt havluyla kapatıp demlenmeye bırakın.
Not: Ben pilavı çelik tencerede pişiriyorum ve 3,5-4 bardak su kullanıyorum, teflon tencerede daha az su gerekebilir.

* Ev yapımı limonata

* Cevizli kolay tatlı (dondurma eşliğinde)
İrmikli gül tatlısının malzemelerini kullanarak tatlı yapacaktım, rulo yapıp dilimlemeyi düşünmüştüm, zira fazla vaktim kalmamıştı, hamuru yoğurduktan sonra Sevgili Yeşim’de gördüğüm yöntem geldi aklıma, hemen hamuru tepsiye yaydım, baklava dilimi şeklinde kesip fırına verdim. Tatlının görüntüsü bana biraz da nevzine tatlısını hatırlattı:)
Bu şekilde oldukça pratik oldu, ilk fırsatta tarifi orjinal haliyle denemek istiyorum:)
Sevgili Yeşim’in çok değişik, harika tarifleri var, mutlaka sitesine gözatmanızı tavsiye ederim.


* Meyve
~~~~~~
* Muhallebili Güllaç
Geçen hafta iftar için hazırladığım tatlı, muhallebisini kendim hazırladım, evdekiler yemediği için damla sakızı ekleyemedim, onun yerine hindistan cevizi ekledim. Güzel bir tatlı olmakla birlikte ortak görüş muzlu bademli güllaçtaki gibi içinde muz olsa daha güzel olurdu:))
Ben bir dahakine ara katında muz kullanmayı düşünüyorum.
Hazırladığım ölçüler, küçük dikdörtgen borcam için;
Muhallebisi için; 1/2 aida çb un, 1/2 aida çay bardağı toz şeker, 4 aida çay bardağı süt ile muhallebisi hazırlanır, inince 1 tatlı kaşığı hindistan cevizi eklenir, karıştırılır, soğumaya bırakılır. (isteğe göre vanilya ya da damla sakızı eklenebilir)
4 su bardağı sütü ve 1 su bardağından 1-1,5 parmak eksik tozşekeri kaynattım. Ocağın altını kapattım.Birkaç dk sütün ilk sıcaklığı çıkınca, güllaç yapraklarını borcama uygun olarak kesip yerleştirdim ve üzerine sütle ıslattım. Toplam 5 yaprak güllaç kullandım, 2,5 yaprak güllaçtan sonra ara katında muhallebi ve file badem kullandım, tekrar güllaç yapraklarını yerleştirip sütle ıslattım, en üste kalan sütü gezdirdim. Oda sıcaklığında soğuduktan sonra üzerini örterek buzdolabına kaldırdım.

Not: Malum sıcak günlerdeyiz, güllaç sütle hazırlandığı için dayanma süresi oldukça kısıtlı oluyor, güllacı servis sırasında dolaptan çıkarıp, servisten hemen sonra buzdolabına kaldırmanızı tavsiye ederim, geçen sene başıma gelmişti, içinde muz da olduğundan ekşime yapmıştı.

Sonraki sayfa